Hem Tunceli Hem Dersim

Tunceli Dersim isimleri birbirinden ayrılmaz. Bu iki isim bizi anlatır. Tarihimizi, kültürümüzü, doğduğumuz yeri ve geleceğimizi anlatır. Bizler Dersim ve Tunceli isminin ikisini de kullanmaya devam ediyoruz.

İki isimden birini tercih etmeye bizi mecbur bırakmak isteyen düşünceler hatalıdır. Neden iki isimden birini tercih etmek zorunda kalalım? Tarihimizi ve acılarımızı unutmamak adına diyebilirsiniz.  O zaman her iki isme sahip çıkmamız gerekiyor. Dersim geçmişimizi, acılarımızı, anlatıyor. Geçmişimizi daha iyi öğrenmeliyiz. Tunceli geleceğimizi, medeniyetimizi anlatıyor, daha iyi yaşatmalıyız.

İnsanların tarih boyunca nasıl ki birçok kimliği ve ismi olmuşsa, bölgelerinde binlerce yıllık insanlık tarihinde farklı isimlerle anılmıştır. Bir bölgeli ülke kimliği, coğrafi kimliği, inanç kimliği, siyasi kimliği, kültür kimliği, gelenek kimliği, yönetim kimliği gibi kimliklere sahip olabilir. En belirgin kimlik Dersim için yaradılış kimliği yani insan kimliğidir. İnsan kimliği tüm kimliklerden üstündür. İnsan, Yüce Tanrı’nın nurunu taşıyan varlık olarak kabul edilir. Dersim’in Kültür ve inanç sistemi insana dayanır.

Dersim isminin kullanılmaya başladığı tarih 1800 yıllardan sonradır. Bu tarihten önce birçok farklı isimle adlandırılmıştır. Saltuk beyliği, Selçuklular, Akkoyun ve Karakoyunlular, Safevi devleti, Çemişgezek beyliği. Tüm bu devlet ve beyliklerde Dersim isimi zaman zaman farklı tanımlanmıştır. Bizler bu tarihlerin içinde yaşanan kültür ve yaşamları geçmişimizin bir parçası olarak kabul ederiz. Bu gün yaşayan kültürümüzün en belirgin temelini Ocaklar ile gelen Orta Asya’dan, Horasan, Anadolu, Balkanlara kadar uzanan Erenler kültürüdür. Dersim üzerinden birçok ocak ve aşiret Anadolu’ya 1071 yıldan sonra akın akın geçmiştir. Balkanlara kadar uzanan ocaklar arasında akrabalık bağı, yol bağı ile yayılarak günümüzdeki kültürün temelini oluşturmuştur. Dersim ayrıca bir sancağın yani bölgenin adıdır. Osmanlı imparatorluğu geniş bir coğrafyaya hakim olduğu için sancak sistemi onlar için daha uygundur. .

1923 yılında Cumhuriyet’in kurulması ile artık imparatorluk ve sancak sistemi geride kaldı. Yavuz sultan Selim ve İdris-Bitlisi zulmü 400 yıl sonra son buldu. Padişahlık, ağalık, şıhlık zulmü son buldu. Kula kulluk, ağaya kulluk, Şıha kulluk son buldu. Bu son bulma ve değişim kolay olmadı. Büyük ve derin acılar ile bu değişim gerçekleştir.  Tunceli ismi yeni kurulan ve eski ismi Mameki ve Kalan olan yerleşim yeri üzerinde kuruldu. Tunceli, Dersim sınırları içinde daha az bir bölgeyi kapsar. Tunceli devrim ve geleceği ifade eder. Bizler Tunceli ismini Dersim isminden ayırmayız ve onun devamı olarak görürüz.  İsimlerle uğraşmak ile kazanacağımız bir fayda bulunmuyor. Yani şekillerle uğraşacağımıza Tunceli’yi siyasal, ekonomik, eğitim ve kültürel, tarım ve havyacılık, doğa ve çevre, bilim ve sanat alanlarında nasıl kalkındıracağımıza kafayı yormalı ve çok çalışmalıyız. Erenler ve ocakların insanlık adına ürettiği değerleri tüm insanlarla paylaşmaya devam etmeliyiz. Gençlerimizin ceza evlerinde ve dağlarda ölümünü önüne geçmeliyiz.  Üretmek ve çalışmak ile ancak başarı kazanabiliriz. Siyasi çekişmeler, ideolojik kavgalar ile bir yere varamayız.

Tunceli dersim isimlerini siyasete kurban vermeyelim. Tartışma konusu yapmayalım. Tunceli Dersim isimleri bizi anlatır. Geçmişimizi, acılarımızı, kültürümüzü, tarihimizi, gelecek hayallerimizi anlatır.

22.11.2015

Nihat Vural

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir