Taşıtlı Köyü

Torut şimdiki adı Taşıtlı köyü olan Tunceli ilinin Hozat ilçesinin   Geyiksu (Deşt) nahiyesine bağlı tarihi köylerinden biridir. Binlerce yıllık tarihi bir geçmişe uzanmaktadır. Geçmiş tarihi ile ilgili yeterli bilgi henüz bulunmuyor. Eski isminin Torum olduğu yaşlılar tarafından dile getiriliyor.

Terör, köy boşaltmaları, baskılara rağmen varlığını sürdürmeye devam etmektedir. Günümüzde az sayıda ev bulunmaktadır. Yaşana kişilerin çoğu yaşlıdır. Harap ve virane görünümünde olan Torut köyü Taşıtlı köy derneğinin kurulması ile yeniden canlanma sürecine girmiştir.

Köyün 5 mezrası var iken bu sayı 2 mezraya düşmüştür. Köm, Kızılköm Gızik, Aşağı Şavali, yukarı Şavali olan mezralardan gününüzde sadece köm ve kızılköm kalmıştır.

Horasan ve Anadolu’da bir çok kavmin binlerce yıl bir araya gelerek oluşturdukları ortak kültür ve yaşamın bir benzeri Torut köyü için geçerlidir.

Köy eski Ermeni yerleşim bölgelerinden birini oluşturur. Eski bir prensliğin bu bölgede kurulduğu, zengin ve geniş bir yerleşimin bulunduğu rivayet edilir.  Son Ermeni’ler 1914 yılında zorla göç ettirilmiştir. Tecrit sırasında ve dersim 1938’de bazı ermenilerin katliama maruz kaldığı konusunda anlatım devam etmektedir. Bir kısmı ise bölge insanının yardımı ile tecrite tabi olmadan il dışına veya yurdışına kaçırılmıştır.

Son Ermeni’lerin bağcılık yaptıkları, uzak yerlerden su kanalları ile su getirdikleri, nalbant, demircilik, taş işlemeciliği yaptığı ve köyde kasapların bulunduğu rivayet edilmektedir.

Köye ilk gelen Türkmen aşiretleri Nadar aşireti ve Bahtiyar aşiretidir. Geliş tarihleri 13 yy sonrası olduğu sanılmaktadır

Mevcut aşirtler : Nadar Aşireti, Karaballı, Ferhat Uşağı, Kurey Ocağı, Çarek Aşireti, Bahtiyar Uşağı, Yusufhanlı, Erzincan Kemaliye Barasor’dan gelenler yaşamaktadır.

Köy Bahtiyar mensubu beyler tarafından on altı çevre köyle birlikte yönetilmiştir. Son bey Zaim beydir. Zaim bey yanında çalışan kişiler tarafından öldürülmesinden sonra düzenini kaybetmiştir. Osmanlı Padişahı 3. Murt döneminde Rumeli seferine katılan Alâeddin Ağa yine bu aileye mensuptur.

Konuşulan Diller : Türkçe, So Be (Zazaca), Here Were (Kürtçe) dilleri konuşulmaktadır. Ağırlıklı olarak ilk gelen aşiretlerle Türkçe konuşulan köy zengin bir kültürel birikime sahiptir. Bu üç dil arasında bir ayrımcılık asla yoktur.

Köy mensupları Baba Mansur, Kureyş ve Sarı Saltık ocağına bağlı taliplerdir. Dede talip ilişkisi çok zayıflamıştır. Tekrar dede talip ilişkisin canlanması ahlaklı bir toplum için gereklidir.

Firikler, Arap ve Farslar, Bizans imparatorluğu, Selçuklular, Saltuk beyliği, Akkoyunlular, Safeviler ve nihayetinde Osman imparatorluğunun yönetimine girmiştir. Köyde hala Akkoyunlu dönemine ait mezar taşları bulunnaktadır. Mezar taşlarının çoğu bilinçsizlizlik deneni ile kırılmıştır.

Tunceli bölgesi Anadolu, Horasan kültürü ve aşiretlerinin etkisinde olan bir bölgedir. Bu bölge Kayseri sınırına kadar Horasan olarak adlandırılır. Türk, Ermeni, Fars ve Ehlibeyt ocaklarının kültürel ağırlığı ile Tunceli kültütürü içinde önemli değerleri bünyesinde yaşatmaktadır.

1070 Malazgirt savaşında Selçuklu hükümdarı Alparslan’ın komutanlarından olan Sarı Saltık ocağı mensubu Ebulkasım Saltuk beyin’in ilk kurduğu Saltuklu beyliğin (1072-1202) yılları arasında Erzurum merkezli olarak bölgeyi yönetmiştir. Anadolu Selçuklu Sultanı Rükneddin Süleyman Şah, Gürcüler üzerine çıktığı sefere Saltuk Beyi Alâeddîn Melik Şah’ı da davetine katılmayı kabul etmeyince Rükneddin Süleyman Şah, 1202’de Erzurum’u alarak beyliğe son verdi. Saltuk oğulları, Saltukoğlu beyliğinin yıkılmasından sonra Seyyit Süleyman Han tarafından Çemişgezek merkezli Melkişan Beyliği kurulmuştur. Melkişan Beyliği 1870 yılına kadar bölgeyi yönetmiştir. Daha sonra Dersim Sancağı olarak adlandırılmıştır.